www.vatanvemillet.blogspot.com
SİZLERİ YENİ SİTEME BEKLERİM.ARTIK BU SİTE KULLANILMIYOR.
Yeni Siteme Ulaşmak İçin Aşağıdaki Linki Tıklayınız.
Http://vatanvemillet.blogspot.com
Http://vatanvemillet.blogspot.com
Bu site artık kullanılmıyor.Yeni Sitem http://vatanvemillet.blogspot.com/"dur.Bekliyorum
SİZLERİ YENİ SİTEME BEKLERİM.ARTIK BU SİTE KULLANILMIYOR.
Yeni Siteme Ulaşmak İçin Aşağıdaki Linki Tıklayınız.
Http://vatanvemillet.blogspot.com
Http://vatanvemillet.blogspot.com
DEĞERLİ BLOGCU ARKADAŞLARIM.(Blogcu ailesinden olmayıpta sitemi takip eden değerli arkadaşlar)ARTIK BU BLOGDA YAZMAYACAĞIM.YENİ SİTEM " http://vatanvemillet.blogspot.com/" Dur.

BENİ YAKLAŞIK 2 SENE BOYUNCA TAKİP EDEN VE HER YAZIMA YORUM YAPAN DEĞERLİ ARKADAŞLARIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.AYRILMAMIN SEBEBİ YOK.ÇÜNKÜ BAZEN KAN DEĞİŞİMİ HERKESE LAZIM OLUYOR.UMARIM BENİ BU SİTEMDE DE " http://vatanvemillet.blogspot.com/ "DA DA YALNIZ BIRAKMAZSINIZ.
HEPİNİZE KUCAK DOLUSU SEVGİLERLE DEYİP,YENİ SİTEME TÜM DOSTLARIMI BEKLİYORUM.
YENİ SİTEM: " http://vatanvemillet.blogspot.com/ "DUR.
NOT:Bu Blogdaki Yazılarımın Yayın Hakkı Halen Şahsıma Aittir.Çoğaltılamaz,Kopyalanamaz.
ARTIK BU SİTE KULLANILMIYOR.YENİ SİTEM " http://vatanvemillet.blogspot.com/ "DUR.BEKLİYORUM.
**BU SİTEME BEKLİYORUM SİZLERİ ARKADAŞLAR:"http://vatanvemillet.blogspot.com
ELVEDA BLOGCU SİTESİ.HOŞ GELDİN YENİ SİTEM. BU SİTEME BEKLİYORUM SİZLERİ ARKADAŞLAR:"http://vatanvemillet.blogspot.com/
(LÜTFEN ARTIK BU SİTEME YORUM YAPMAYIN.YENİ SİTEME BEKLERİM)
Değerli arkadaşlar.Aşağıdaki videoyu dün bir internet paylaşım sitesinde izledim ve çok beğendim.İçinde biraz argo ve hafif bir kaç küfür yer alıyor ama güzel bir videodur.
Http://ufuk2008.blogcu.com

Atatürk'ün Cenaze Namazı Neden Camide Kılınmadı?
Hatta Atatürk’ün cenaze namazı kılındı mı? Anadolu Ajansı’nın haberine bakılırsa evet, kılındı. O sırada ajansın muhabiri olarak töreni takip eden Cemal Kutay’a göre de kılındı, başkalarına göre de. İyi ama neden herhangi bir görüntü yok ortada? Madem kılındı, tek bir fotoğraf karesi olsun neden esirgendi milletten?Şimdi bunu sordum ya, birtakım işgüzarlar buradan kim bilir kaç demet nane devşirecekler. Vay, Atatürk’e dinsiz dedi, falan filan. Yahu burada ölmüş bir Atatürk’ten söz ediyoruz. Kendi cenaze törenini kalkıp kendisi düzenleyecek değildi ya. Törenin birinci derecedeki sorumluları, o sırada cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü ile Başbakan Celal Bayar ve bir de Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’tır. Görünüş böyle. Ancak her üçünün de cenaze namazı camilerde kılınmıştı ve ‘dinsel simgeler’ şöyle ya da böyle eşlik etmişti son yolculuklarına.
Baksanıza, az kalsın, cenaze namazı dahi kılınmayacakmış. Annesi gibi dindar biri olduğu belli olan Atatürk’ün kızkardeşi Makbule Hanım, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak’ı sıkıştırıp da, “Ağabeyimin cenaze namazı hangi camide kılınacak?” diye sormasa onu bile gürültüye getirecekleri anlaşılıyor. Bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi’ye durum sorulmuş, o da namazın camide kılınmasının şart olmadığını söylemiş: “Onun cenaze namazı” demiştir Börekçi, “tertemiz hale getirdiği bütün vatanda bu farizanın yerine getirilebileceği her yerde kılınabilir.”
Anadolu Ajansı Muhabiri Cemal Kutay 19 Kasım 1938 günü yaşanan o görüntülenemeyen sahneyi şöyle anlatır:
“Dolmabahçe Sarayı’ndaki hazırlıklar erkence başlamıştı. Büyük ölünün son ihtiram (saygı) nöbetini bekleyen yaverleri ve dostları, büyük üniformalı subaylar, vali ve belediye reisi, bu hazırlıklara nezaret ediyorlardı. (…) İçeride merasim başlamadan, ailesinin talebi ile büyük ölünün namazı kılınmak suretiyle hususi merasim yapılıyor. Tekbir Türkçe verilmiş, namazı İslam Tetkikleri Enstitüsü direktörü Ord. Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırılmıştır.”Hakkı Tarık Us ise kendi çıkardığı “Kurun” gazetesindeki yazısında ilginç bir ayrıntıya yeniden dikkatimizi çekiyor. Atatürk’ün çok sevdiği bilinen Hafız Yaşar, sandukanın başında “Türkçe ezan” okumuştur. Muhtemelen namaz sonunda da Türkçe telkin verilmiş ve yine Türkçe tekbirler getirilmiş olmalıdır.
Bu kırıntı kabilinden bilgiler şöyle bir manzara doğuruyor gözümüzde:
Makbule Hanım ağabeyinin cenaze namazı kılınmadan gömüleceğinden endişelenerek müdahale etmiş ve namazın kılınmasını istemiştir. Bunun üzerine dışarıda bir camide, muhtemelen en yakında bulunan Dolmabahçe Camii’nde cenaze namazının kılınması gündeme gelmiş, ancak “bazıları” buna, laikliğe aykırı düşeceği endişesiyle karşı çıkmışlar ve sarayda kılınmasını istemişler, Diyanet’ten de “caizdir” fetvası alınınca “sayısı mütevazi olan” bir cemaat ile (kaç kişi olduğunu bilmiyoruz, 10-15 kişi olduğu tahmin edilebilir) Türkçe ezan ve tekbirlerle kılınan cenaze namazının ardından dua edilmiş ve böylece dinî tören tamamlanmıştır.
Ancak bu sırada bütün fotoğraf makineleri ve varsa kameralar kapattırılmış ve herhangi bir görüntü alınmasının titizlikle önüne geçilmiş olduğunu hatırlatalım. Elimizde böyle bir fotoğraf olsaydı laiklik elden mi giderdi? Anlamak zor hakikaten.
Http://ufuk2008.blogcu.com
NOT:Değerli Arkadaşlar "Atatürk Ve Din"Hakkında yazılarımı takip edenler bilir yaklaşık 4-5 yazı yazdım.Yazmamım sebebi bazı çevreler Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya yönelik anlamsız ve namusuzca din hakkında ithamlarda bulunuyordu.Bende bunlara ithafen yazmış olduğum yazılarımı blogumda yayımladım.İnşallah bundan sonra böyle saçma sapan ithamlarda bulunmazlar.

Ulu Önder Kur'anı Kerimi türkçe diline çevirtmiş,Kur'anı Kerimi anlama ve yüceltme çalışmaları yapmıştır.Ama bir Atatürk'çü olarak,Atatürk'ü a'dan z'ye bilmek istiyorum.Eğer Türkiye Cumhuriyeti kurucusu ise onun yolunda gidiyor isek onun hakkında herşeyi bilmek hepimizin hakkı.
Şimdi aşağıdaki video'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor:
"Bizim devlet idaresindeki ana programımız ''cumhuriyet halk partisi'' programıdır..bunun kapsadığı presnsipler idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır...fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır...biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
Yukarıdaki söylenmiş olan bu metin M. Kemal in 1.11.1937 tarihindeki Meclisi açılışında söylediği konuşmadır.Şimdi iki taraflı bir düşünelim.
1)Kur'anı Kerimi Türkçeye çevirtip ve din hakkında görüşlerini belirten ATATÜRK mü;
2)"Gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır...biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."söyleyen ATATÜRK mü?
Ama meclisin açılışında yapılan konuşma Atatürkün din karşıtı olduğunu bize kanıtlamaz.Zaten diğer yazılarımda belirttiğim gibi Atatürk bir müslümandır.O sadece tekrar söylüyorum "devlette dini"yasaklıyor.Yani devlete şeriatı yasaklıyor.
Http://ufuk2008.blogcu.com
Not:"Atatürk ve Din" hakkında yazılarıma devam edeceğim.Bir sonraki yazım ise "ATATÜRK'ÜN CENAZE NAMAZI NEDEN CAMİDE KILINMADI?"

Ulu Önder Atatürk,islam dininin ilime ve bilime açık olduğunu dile getirmiştir.Din hakkındaki görüşlerini "Atatürk ve Din" başlıklı yazımda sizlere sundum.
Ama 500 yıllık bir tarihe ve yönetim şekline rağmen bir gecede ve de ansızın cumhuriyetin ilanı bir müslüman ülkede neler yarattı.Ne gibi tepkiler aldı.O zaman şartlarına göre doğru karar mıydı yoksa yanlış karar mıydı?
Evet 500 yıllık bir yönetim şekline dur demesini bilen tek lider Atatürk'tü.Dinin devlete giydirilmemesini isteyen,çağdaşlığa önem veren bir liderdi.
Atatürk bir müslüman ülkesinde dini; devlet de ve kamu kesimlerinde yasakladı.Ulu Önder herkese de inanç özgürlüğünü tanıdı laiklik ilkesiyle.
Bence Atatürk bir müslüman ülkesinde dini sadece halk arasında serbest bıraktı.Ulu Önder ülkesi için belki dini fazla ön planda tutmadı.Buradan sakın şunu çıkarmayın "atatürk müslüman değildi o zaman" .Asla Atatürk' te bir müslüman bir türk evladıdır.Ama din konusunda biraz hassas bir insandır.Dinin devletten uzak olması görüşündedir.Ama bazı kesim"namusuzca"Atatürk ve din hakkında ileri geri konuşuyorlar.Bunlara toplum olarak dur demeliyiz.Hem atamıza,hem de dinimize atılan kara lekelere karşı çıkmalıyız.
Http://ufuk2008.blogcu.com
Not:"Atatürk ve Din" hakkında yazılarıma devam edeceğim.Bir sonraki yazım ise "ATATÜRK ve İKİ DÜŞÜNCE"

"Türk Milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum."
-Mustafa Kemal Atatürk-
Atatürk, İslam ahlakını ve dinimizin vecibelerini daha aile ocağındayken öğrenmiş, tahsil yaşamı boyunca da bu bilgilerini pekiştirerek geliştirmiştir. "Ilımlı-modern-dindar" yapının, en güzel örneği ve en başarılı uygulayıcısı, laik Cumhuriyetimiz'in kurucusu Büyük Önder Atatürk'tür. Ulu Önder, her zaman gericilikle mücadele ederken İslam'ı yüceltmiş; dolayısıyla bu ikisi arasındaki ayrımı en doğru biçimde yapmıştır. Tekke, türbe ve zaviyeler onun döneminde kapanmış, ama ilk Türkçe Kuran meali de yine onun döneminde yayınlanmıştır. Türk insanının ihtiyaçlarını ve özelliklerini çok iyi bilen, gericiliğe, yobazlığa her zaman karşı olan Atatürk, Türk Milleti'ni dinin özüne yöneltmeyi amaçlamış ve bugün milletçe ulaşmayı hedeflediğimiz yapıyı her yönüyle tecelli ettirmiştir.Kuran'ın Türkçeye çevirilmesi emrini verirken, Atatürk'ün isteği Müslüman milletinin imanının güçlenmesidir. Bunu ifade ettiği sözleri şöyledir:"Camilerin mukaddes mimberleri halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne hitap edilmekle Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 1, s. 225)
Büyük Önder, gerçek dinin temelini ve Müslümanların konuyu hangi kıstaslara göre değerlendirmeleri gerektiğini 7 Şubat 1923 tarihinde, Balıkesir'deki Paşa Camii'nde verdiği hutbede kendisini dinleyenlere şöyle ifade etmiştir:"Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selameti, sevgisi üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri Allah tarafından insanlara dini gerçekleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir. Bunun temel esası, hepimizce bilinmektedir ki, Yüce Kuran'daki anlamı açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 2, s. 93)Atatürk, İslam dininin tamamen ilme ve mantığa uygun bir din olduğunu bir başka sözünde de şöyle ifade etmiştir:
"Bizim dinimiz en makul ve en doğal bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, ilme ve mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. ... İslam'ın sosyal hayatı içinde hiç kimsenin, bir özel sınıf halinde varlığını sürdürme hakkı yoktur. Kendilerinde böyle bir hak görenler dini kurallara uygun harekette bulunmuş olmazlar. Bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin kurallarını eşit olarak öğrenmeye mecburuz" (Atatürk"ün Söylev ve Demeçleri, 1959, c.2, s. 90)
Http://ufuk2008.blogcu.com
NOT=BİR SONRAKİ YAZIMDA "Atatürk bir müslüman ülkesinde dini ne kadar ön planda tutdu?" YAZIMI SİZLERE SUNACAĞIM.
DİNİMİZ VE ATATÜRK HAKKINDA HERŞEY AÇIĞA ÇIKACAK.

Umudu tüketmemek gerek,ne kadar da umutsuzlar toplumunda yaşarsak bile.Şükretmeliyiz Allah'a,sabır dilemeliyiz.Ne oluyorsa olsun,ne yapılıyorsa yapılsın.Kararlıyız yenilmemekten,kararlıyız kara düşünmemekten,kararlıyız yılmamaktan,kararlıyız şükretmekten.
Her Türk; Bir Oğuz’dur, Alparslan’dır, Fatih’tir, Yavuz’dur, Abdülhamit’tir, Atatürk’tür, Yesevi’dir, Yunus’tur, Hz. Ebubekir’dir, Hz. Osman’dır, Hz. Ömer’dir, Hz. Ali’dir,Hz. Muhammed (S.A.V.)’ in askeridir.
Ey Çilekeş Türk !
Başka Vatanımız yok !
Başka Devletimiz yok !
Başka Bayrağımız yok !
Başka Kitab’ımız asla yok !
Gaflet uykusundan uyanmanın zamanı… Vakit geçmeden toparlan… Küskün komşun ve arkadaşın varsa barış…Gün dayanışma ve Birlik günüdür…
Http://ufuk2008.blogcu.com
LAZ MISIN,ÇERKEZ MİSİN,ALEVİ MİSİN,SUNNİ MİSİN,KÜRT MÜSÜN,TÜRK MÜSÜN?FARKETMEZ.BUNLAR İNSANI İNSANA DÜŞMAN ETMEZ!
ARTIK DÜNYADA İKİ ÇEŞİT İNSAN KALDI:
BİR: ÇALIŞAN İNSAN,
İKİ: ÇALAN İNSAN...
HANGİSİNDENSİN?
Şair Necip Fazıl Kısakürek'in İçimize Buruk Acı Yaratan,İçimizi Yaralayan Çok Güzel Bir Şiiri."Zindandan Mehmede Mektup". Bu Şiir Tüm Dostlara Gelsin.
Http://ufuk2008.blogcu.com
« Önceki ::